Google diyor ki 40 yıllık teknoloji email teknolojisi, daha web bile yokken vardı. Peki günümüz koşullarıyla bu teknolojiyi yeniden yapılandırmayı düşünsek
nasıl bir sonuç çıkardı? İşte bu sorunun cevabı Google Wave...
Klasik email teknolojisinde noktalar arası kontrolsüz bir trafik var:

Google Wave'de ise;

Bir konu etrafında "ağaç yapısı" şeklinde uzayan bir içerik sözkonusu.
Başlangıçta biraz karmaşık görünse de,bir email trafiği içerisinde geçen bir
içeriği başkalarıyla gerçek zamanlı ve çok kolay paylaşabildiğinizi farkettiğinizde
wave'in gücünü anlamaya başlıyorsunuz.
Açık kaynaklı bir proje olması ve güçlü bir API sunması önemli özellikleri arasında.
Bir wave yani bir dalga hem bir konuşma hem bir döküman diyebiliriz. Kullanıcıların yazı, fotoğraf, video, harita vb. içeriği paylaşmalarını sağlamak için yaratılan yeni bir teknoloji...

Bir wiki uygulamasındaki gibi kişiler bir konu etrafında toplanıp istedikleri noktaya veri girişi yapabiliyorlar. İçeriği yeniden düzenleyebiliyorlar.
O zamana kadar o konu hakkında yapılanları geri sararak, bir video izler gibi ileri sarıp adım adım olaydaki gelişmeleri görebiliyorlar.
Tüm olaylar gerçek zamanlı. Örneğin masaüstünüzdeki bir fotoğraf klasörünü wave arayüzüne (HTML bir arayüz) sürüklediğiniz anda, konuyla ilgisi olan kişiler daha fotoğrafların tamamı yüklenmeden, thumbnail görünümlerini görmeye başlıyorlar... Herhangi bir içeriği ise blog'unuza taşımanız çok çok kolay. Hem de wave özellikleriyle birlikte...Örneğin bir yazıya gelecek bir yorum, wave'de aslında size gelen bir mesaj olarak algılanıyor. Aynı şekilde bu mesaja yanıt verdiğinizde aslında blogunuzdaki yoruma bir cevap yazmış oluyorsunuz...
Google wave ile ilgili daha detaylı bilgi için aşağıdaki video'yu izlemenizi öneririm:
http://wave.google.com/help/wave/about.html#video